II - A‚IKLAMALAR:

1. Anayasa'nõn 148. maddesinin (3) numaralõ fõkrasõ şšyledir: "Herkes, Anayasada gŸvence altõna alõnmõş temel hak ve šzgŸrlŸklerinden, Avrupa İnsan Haklarõ Sšzleşmesi kapsamõndaki herhangi birinin kamu gŸcŸ tarafõndan, ihlal edildiği iddiasõyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek iin olağan kanun yollarõnõn tŸketilmiş olmasõ şarttõr.Ķ

 

2. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayõlõ Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargõlama Usulleri Hakkõnda Kanun'un, "Bireysel başvuru hakkõĶ kenar başlõklõ 45. maddesinin (1) numaralõ fõkrasõ şšyledir: "Herkes Anayasada gŸvence altõna alõnmõş temel hak ve šzgŸrlŸklerinden, Avrupa İnsan Haklarõ Sšzleşmesi ve buna ek TŸrkiyeÕnin taraf olduğu protokoller kapsamõndaki herhangi birinin kamu gŸcŸ tarafõndan, ihlal edildiği iddiasõyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."

 

3. Yukarõda sayõlan Anayasa ve Kanun hŸkmŸne gšre, Anayasa Mahkemesine yapõlan bir bireysel başvurunun esasõnõn incelenebilmesi iin, kamu gŸcŸ tarafõndan mŸdahale edildiği iddia edilen hakkõn Anayasa'da gŸvence altõna alõnmõş olmasõnõn yanõ sõra Avrupa İnsan Haklarõ Sšzleşmesi (AİHS) ve TŸrkiye'nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamõna da girmesi gerekir.

 

4. AİHSÕin ŌAdil yargõlanmaĶ kenar başlõklõ 6. maddesinin (1) numaralõ fõkrasõnõn ilgili kõsmõ şšyledir: ŌHerkes, gerek medeni hak ve yŸkŸmlŸlŸkleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yšneltilen sulamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağõmsõz ve tarafsõz bir mahkeme tarafõndan davasõnõn makul bir sŸre iinde, hakkaniyete uygun ve aõk olarak gšrŸlmesini istemek hakkõna sahiptir.Ķ

 

5. İnsan Haklarõnõn ve Temel …zgŸrlŸklerinin Korunmasõna İlişkin SšzleşmeÕye Ek Protokol başlõklõ AİHSÕe Ek 1 Numaralõ Protokol՟n ŌSerbest seim hakkõĶ kenar başlõklõ 3. maddesi şšyledir: ŌYŸksek Sšzleşmeci Taraflar, yasama organõnõn seilmesinde halkõn kanaatlerinin šzgŸrce aõklanmasõnõ sağlayacak şartlar iinde makul aralõklarla gizli oyla serbest seimler yapmayõ taahhŸt ederler.Ķ

 

6. MŸvekkil Mansur YAVAŞÕõn, AnayasaÕnõn 67. maddesinde ve AİHSÕye Ek 1 Numaralõ Protokol 3. maddesinde tanõmlanan serbest seim hakkõ, AnayasaÕnõn 36. maddesinde ve AİHSÕin 6. Maddesi (1) numaralõ fõkrasõnda tanõmlanan adil yargõlanma hakkõ ve AnayasaÕnõn 25-26. maddeleri ile AİHSÕin 10. maddesinde tanõmlanan ifade šzgŸrlŸğŸ haklarõ, YŸksek Seim KuruluÕnun başvurumuza konu olan hukuka aykõrõ kesin kararõ ile ihlal edilmiştir.

 

7. YŸksek Seim Kurulu (YSK); ilk kez anayasal bir kurum olarak 1961 AnayasasõÕnda "Cumhuriyetin Temel Kuruluşu" kenar başlõğõ altõnda ve 75. maddesinde tanõmlanmõş ve aynõ ierikle 1982 AnayasasõÕnõn "Cumhuriyetin Temel Organlarõ" ve "Seimlerin Genel Yšnetimi ve Denetimi" kenar başlõklarõ altõndaki 79. maddesinde yer almõştõr. YSKÕnõn gšrev ve yetkileri ile ilgili olarak AnayasaÕnõn 79. maddesi şšyledir:ŌSeimler yargõ organlarõnõn genel yšnetim ve denetimi altõnda yapõlõr. Seimlerin başlamasõndan bitimine kadar seimin dŸzen iinde yšnetimi ve dŸrŸstlŸğŸ ile ilgili bŸtŸn işlemleri yapma ve yaptõrma, seim sŸresinde ve seimden sonra seim konularõyla ilgili bŸtŸn yolsuzluklarõ, şik‰yet ve itirazlarõ inceleme ve kesin karara bağlama ve TBMM Ÿyelerinin seim tutanaklarõnõ kabul etme gšrevi YSKÕya aittir. YSK kararlarõ aleyhine başka bir mercie başvurulamaz. YSKÕnõn ve diğer seim kurullarõnõn gšrev ve yetkileri kanunla dŸzenlenir.Ķ

8. YSKÕnõn kuruluşu ve gšrev ve yetkilerine ilişkin kanuni hŸkŸmler ise 298 Sayõlõ Seimlerin Temel HŸkŸmleri ve Semen KŸtŸkleri Hakkõnda Kanunun 11-14. maddelerinde dŸzenlenmiştir. 

9. Sayõlan mevzuat incelendiğinde YSKÕnõn, kamu gŸcŸnŸ kullanmak suretiyle ikili işlev ifa eden karma bir organ olduğu gšrŸlmektedir. YSK; seimlerin yŸrŸtŸlmesi, yšnetimi ve denetimine yšnelik idari gšrevler ifa eden bir idari organ ancak aynõ zamanda seim uyuşmazlõklarõnõn šzŸmŸnde kesin karar verme yetkisine sahip bir Ōyargõ yeriĶdir. Dolayõsõyla YSK, kendi bŸnyesinde hem idari hem de yargõsal gšrev ve yetkileri barõndõran bir karma merciidir. Sšz konusu uyuşmazlõklar YSKÕnõn altõnda yer alan ve her biri ayrõ yargõsal gšrev ifa eden İle ve İl Seim KurullarõÕnõn kararlarõna karşõ yapõlan itirazlardan doğduğu iin YSK sadece bir yargõ yeri değil ancak aynõ zamanda İl ve İle Seim Kurullarõ kararlarõna karşõ kesin hŸkŸm tesis edecek bir kanun yolu mercii olduğu iin bir ŌŸst yargõ yeriĶdir. Nitekim YSK, resmi internet sitesinde (Ōwww.ysk.gov.trĶ -Erişim Tarihi: 11.04.2014) kendisinin hukuki niteliğine ilişkin tanõm ve konumlandõrmasõnõ şu şekilde yapmaktadõr: ŌAnayasada Yasama BšlŸmŸ ierisinde yer alan YŸksek Seim Kurulu, yalnõz seimlerin genel yšnetim ve denetimini yŸrŸten bir kurul değildir. Yargõtay ve Danõştay'õn kendi ilerinden õkardõklarõ Ÿyelerden oluşan seimlerin yargõsal denetimini de sağlayan karma egemen Ÿst yargõ merciidirĶ.

10. Bir merciin yargõ yeri niteliğinde olup olmadõğõna ilişkin AİHM kararlarõ incelendiğinde de AİHMÕin, AİHSÕin 6. maddesini esas aldõğõnõ ve buna dayalõ olarak da olduka geniş bir yorumu benimsediği gšrŸlmektedir. Nitekim hem AİHM metninde hem de AİHS 6. maddesi ieriğinde, mahkeme kavramõ yerine bu geniş yorumu destekleyecek şekilde Ōyargõ yeri-tribunalĶ kavramõ tercih edilmiştir. Yerleşik AİHM itihatlarõna gšre bir merciin yargõ yeri olarak kabul edilebilmesi iin dšrt temel šlŸtŸn varlõğõnõn sağlanmasõ gerekmektedir. Bunlar;

a) Yasayla kurulmuş olma

b) Bağõmsõzlõk

c) Tarafsõzlõk

d) Yargõlama usulŸ gŸvencesine sahip olmadõr.

YSKÕya ilişkin yukarõda sayõlan mevzuat incelendiğinde anõlan tŸm bu šlŸtlerin, hakimlik teminatõna sahip yŸksek yargõlar tarafõndan seim hukukundan kaynaklõ uyuşmazlõklarõ kesin olarak karara bağlayan YSKÕnõn yargõsal fonksiyonu ve yapõsõ kapsamõnda karşõlanmaktadõr. Bireysel başvuru kurumu doğrudan AİHSÕte sayõlan temel haklarõn kamu gŸcŸ uygulamalarõna karşõ korunmasõna matuf ikincil nitelikte bir hak arama yolu olduğu iin AİHMÕin konuyla ilgili yaklaşõmõnõn tercih edilmesi gerektiği aõktõr.

11. Nitekim T.C. Anayasa MahkemesiÕnin 2013/3912 Başvuru Numaralõ ve 6/2/2014 tarihli Kararõ incelendiğinde de, YŸce MahkemeÕnin seim uyuşmazlõğõnõ konu alan sšz konusu başvuruya yšnelik olarak İle Seim KuruluÕnun yargõ yeri olup olmadõğõ hususunda, KurulÕun yukarõda saydõğõmõz šlŸtleri karşõladõğõ gerekesiyle (¤29-48) AİHMÕin geniş yorumunu benimsediğini ve İle Seim KuruluÕnu bir yargõ yeri olarak kabul ettiğini gšstermektedir.

12. YŸce MahkemeÕnin anõlan kararõ õşõğõnda, seim uyuşmazlõklarõnõn karara bağlanmasõ rejiminde, İl ve İle Seim Kurullarõnõn kesin olmayan kararlarõna karşõ itiraz mercii olan YŸksek Seim KuruluÕnun a fortiori yorumla bir yŸksek yargõ yeri olduğu ve dolayõsõyla seim uyuşmazlõklarõna ilişkin olarak verdiği kararlarõnõn da yargõsal nitelik taşõyan kesin kararlar olduğu hususlarõnda kuşkuya yer kalmamaktadõr. Dolayõsõyla YSKÕnõn bu tip kesin nitelikteki kararlarõ tõpkõ AnayasaÕda kesinliği hŸkme bağlanmõş diğer yŸksek mahkemelerin kararlarõna karşõ olduğu Ÿzere AnayasaÕnõn amir 36. madde hŸkmŸ karşõsõnda anõlanlarla eşit dŸzeyde bireysel başvuruya konu olabilecektir. Nitekim YSKÕnõn 1963/618 sayõlõ Kararõnda isabetle belirttiği Ÿzere Ōyargõ gšrevlerini yaparken veya yargõ yetkilerini kullanõrken, YSK diğer yargõ yerleri ile eşit konumdadõr.Ķ

13. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayõlõ Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargõlama Usulleri Hakkõnda KanunÕun ŌBireysel başvuru hakkõĶ kenar başlõklõ 45. maddesinin (3) numaralõ fõkrasõ şšyledir:Ō(3) Yasama işlemleri ile dŸzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapõlamayacağõ gibi Anayasa Mahkemesi kararlarõ ile Anayasanõn yargõ denetimi dõşõnda bõraktõğõ işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz.Ķ

14. Anõlan hŸkŸm uyarõnca AnayasaÕnõn yargõ denetimi dõşõnda bõraktõğõ işlemlerin bireysel başvuruya konu yapõlamayacaktõr. Anayasada yargõ denetimi dõşõnda bõrakõlan işlemler incelendiğinde sšz konusu işlemlerin idari birimler tarafõndan gerekleştirilen idari işlemler olduğu gšrŸlmektedir. Bu bağlamda aleyhlerine yargõ yoluna başvurulamayan; CumhurbaşkanõÕnõn tek başõna yapacağõ işlemler, YŸksek Askeri ŞuraÕnõn terfii işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayõrma işlemleri, H‰kimler ve Savcõlar YŸksek KuruluÕnun meslekten õkarma cezasõna ilişkin olanlar dõşõndaki kararlarõnõn tŸmŸ idari birimler tarafõndan alõnan idari nitelikte işlemlerdir. Oysaki yukarõdaki gereklerin õşõğõnda YŸksek Seim KuruluÕnun yargõsal nitelikteki kararlarõnõn idari bir işlem olmadõğõ aõktõr. Bu bağlamda AnayasaÕnõn 79. maddesindeki ŌYSK kararlarõ aleyhine başka bir mercie başvurulamazĶ hŸkmŸnden anlaşõlmasõ gereken ise tõpkõ Anayasa tarafõndan diğer YŸksek Yargõ Organlarõna tanõnmõş olan Ōkararlarõnõn kesin olmasõĶ olmalõdõr. 

15. Şšyle ki, AnayasaÕnõn 2. maddesinde TŸrkiye CumhuriyetiÕnin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiş, 5. maddesinde devletin temel ama ve gšrevleri arasõnda hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan engelleri kaldõrmak sayõlmõş, 11. maddesinde Anayasa hŸkŸmlerinin yasama, yŸrŸtme ve yargõ organlarõnõ, idare makamlarõnõ ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarõ olduğu, kanunlarõn AnayasaÕya aykõrõ olamayacağõ ifade edilmiş, 8. ve 123. maddelerinde ise idarenin yasallõğõ ilkesi vurgulanmõştõr. Anayasada farklõ şekillerde ifade edilen hukuk devleti ilkesinin gerekleştirilebilmesi ve sŸrdŸrŸlebilmesindeki hayati rol temel hak ve šzgŸrlŸkleri esas alan yargõ denetimidir. 7/5/2010 tarih ve 5982 sayõlõ KanunÕla AnayasaÕya getirilen değişikliklerin ardõndan 1982 AnayasasõÕnõn šzgŸn halinde hayat bulan anayasal alan ve anlayõş kškten ve radikal biimde değişmiştir. Yeni šzgŸrlŸkŸ anlayõş dahilinde, temel hak ve šzgŸrlŸklerin korunmasõ ve ihlal edilmelerinin engellenmesinin anayasal teminatõnõ ve denetimini esas alan ve bšylelikle temel hak ve šzgŸrlŸklerin ihlalini koruyucu bir mekanizma getiren yepyeni bir anayasal alan yaratõlmõştõr.

16. Bu bağlamda, 1982 AnayasasõÕnõn šzgŸn halinden itibaren yer alan 79. maddesindeki ŌYSK kararlarõ aleyhine başka bir mercie başvurulamazĶ hŸkmŸ anõlan yeni koruyucu mekanizma karşõsõnda ancak sšz konusu kararlarõn kesin olmasõ anlamõnõ taşõyabilecektir. Aksi şekilde sšz konusu hŸkmŸ, temel haklarõn ihlali halinde dahi Anayasa MahkemesiÕnin yargõsal denetimi dõşõnda tutulacağõ şeklinde yorumlamak, siyasal katõlõm haklarõyla ilgili ok šnemli kamu gŸcŸ işlemlerinin temel hak ve šzgŸrlŸklere uygunluk bakõmõndan denetlenememesi sonucunu doğuracağõndan bireysel başvuru rejiminin getiriliş amacõ ve rasyosuna aykõrõ dŸşecek, bireysel başvuru kurumu ile getirilen šzgŸrlŸkŸ/koruyucu mekanizmayõ hie sayacaktõr.  

17. Ayrõca genel yorum ilkeleri gereği, Ōquotiens dubia interpretatio libertatis est, secundum libertatem respondendum eritĶ : ŌHŸrriyete ilişkin yorumda tereddŸt varsa, hŸrriyet lehine karar verilirĶ ilkesi uyarõnca devlet organlarõnõn yetkileri yorumlanõrken olabildiğince dar yorum, bireylerin hak ve hŸrriyetleri yorumlanõrken olabildiğince geniş yorum yapõlõr. Dolayõsõyla birey hak ve hŸrriyetini koruyan bir dŸzenleme olan bireysel başvuru hakkõ karşõsõnda yargõ denetimi dõşõnda tutulma gibi idareye tanõnmõş olduka tehlikeli bir yetki YSKÕnõn yargõsal nitelikli kesin kararlarõna uygulanmamalõdõr. Bu bağlamda destekleyici bir diğer yorum ilkesi, ŌHŸrriyet asõl, sõnõrlamalar istisnadõrĶ  ve benzer şekilde; Ōexceptiones sunt strictissimae interpretationisĶ : Ōİstisnalar Dar YorumlanõrĶ ilkeleri olacaktõr.  Sšz konusu ilkeler uyarõnca; bir hususun istisna kapsamõna girip girmediği konusunda tereddŸt olursa, o hususun o istisnanõn kapsamõna girmediği, dolayõsõyla kurala t‰bi olduğu sonucuna ulaşõlmalõdõr. Burada da bireysel başvuru rejimi ile getirilen yeni koruyucu mekanizma, 2010 Anayasa değişikliği ile yaratõlan yeni anayasal alan d‰hilinde sõnõrlarõ genişleyen idarenin sorumluluğu ve hukuk devleti genel kuralõ iinde değerlendirilmeli ve yargõ denetimi dõşõnda tutulma istisnasõ bireysel başvuru hakkõ karşõsõnda dar yorumlanmalõdõr.

18. Bu bağlamda son olarak 30/3/2011 tarih ve 6216 sayõlõ Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargõlama Usulleri Hakkõnda KanunÕun ŌBireysel başvuru hakkõĶ kenar başlõklõ 45. maddesinin (3) numaralõ fõkrasõnõn AİHSÕin 6-13. Maddeleri arasõndan tanõmlanan adil yargõlanma, etkili başvuru ve hak arama šzgŸrlŸğŸ dŸzenlemeleri ile eliştiği aõktõr. AnayasaÕnõn 90. maddesi (5) numaralõ fõkrasõ şšyledir: ŌUsulŸne gšre yŸrŸrlŸğe konulmuş temel hak ve šzgŸrlŸklere ilişkin milletlerarasõ andlaşmalarla kanunlarõn aynõ konuda farklõ hŸkŸmler iermesi nedeniyle õkabilecek uyuşmazlõklarda milletlerarasõ andlaşma hŸkŸmleri esas alõnõr.Ķ Dolayõsõyla 6216 sayõlõ Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargõlama Usulleri Hakkõnda KanunÕun ŌBireysel başvuru hakkõĶ kenar başlõklõ 45. maddesinin (3) numaralõ fõkrasõ, başvurumuza konu uyuşmazlõkta dikkate alõnmayõp AİHSÕin adil yargõlanmaya yšnelik 6. maddesi esas alõnmalõdõr. 

19. Anayasa'nõn "Hak arama hŸrriyeti" kenar başlõklõ 36. maddesi (1) numaralõ fõkrasõ uyarõnca;"Herkes, meşru vasõta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargõ mercileri šnŸnde davacõ veya davalõ olarak iddia ve savunma ile adil yargõlanma hakkõna sahiptir."

20. AİHS'in "Adil Yargõlanma Hakkõ" kenar başlõklõ 6. maddesinin ilgili kõsmõ "Herkes medeni hak ve yŸkŸmlŸlŸkleri ile ilgili uyuşmazlõklar ya da cezai alanda kendisine yšneltilen sulamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağõmsõz ve tarafsõz bir mahkeme tarafõndan davasõnõn makul bir sŸre iinde, hakkaniyete uygun ve aõk olarak gšrŸlmesini istemek hakkõna sahiptir.Ķ hŸkmŸnŸ iermektedir.  

21. Avrupa İnsan Haklarõ Mahkemesi (AİHM) itihatlarõna gšre Sšzleşme, bir kişinin sahip olduğunu ileri sŸrebileceği tŸm hak ve yŸkŸmlŸlŸkler bakõmõndan adil yargõlanma hakkõnõ gŸvenceye almamaktadõr. Sšzleşmenin 6. maddesi bir kimsenin "medeni hak ve yŸkŸmlŸlŸklerinin karara bağlanmasõyla ilgili bir yargõlama usulŸnde uygulanõr.

22. MŸvekkil Mansur YAVAŞÕõn bireysel başvuru hakkõ, izleyen 23 ve 24. maddelerde işaret edilen AİHM ve T.C. Anayasa Mahkemesi itihatlarõ õşõğõnda, Ōmedeni hak ve yŸkŸmlŸlŸklerĶ kapsamõnda ele alõnmalõdõr.

23. AİHS 6. maddedeki adil yargõlanmaya ilişkin hak ve ilkelerden bir kõsmõ maddede aõka belirtilmiş, bir kõsmõ ise adil yargõlanmanõn demokratik toplum iin sahip olduğu šzel yer nedeniyle, geniş bir yorumla madde hŸkmŸne zõmnen dahil unsurlar olarak AİHM tarafõndan bilahare saptanmõştõr. AİHM, Delcourt v.Belika Kararõnda (17.01.1970, Series A, No.11, 1 EHRR 355, ¤ 25) madde uygulamasõnda geniş yorumun neden tercih edilmesi gerektiğini şšyle aõklamõştõr: ŌSšzleşme erevesindeki demokratik bir toplumda, adaletin hakkaniyete uygun olarak yerine getirilme hakkõ ok šnemli bir yer tuttuğu iin, 6. madde (1) numaralõ fõkrasõnõn dar yorumlanmasõ bu hŸkmŸn amacõ ve gayesine uymaz.Ķ Aynõ şekilde AİHM, Golder v.İngiltere Kararõnda (21.02.1975, Series A, No.18, 1 EHRR 524, ¤ 34-35) şu itihadõ geliştirmiştir: Ō6. madde demokratik yšnetimin temel šğelerinden birisi olan hukukun ŸstŸnlŸğŸ ilkesini de iermektedir. Sšz konusu hak adli mekanizmanõn sadece işleyişini değil, adli mekanizmanõn organizasyonunu da kapsamaktadõr.Ķ

24. Nitekim T.C. Anayasa Mahkemesi de, AİHMÕin 6. maddeyi geniş yorumlayan dinamik yorum anlayõşõnõ benimsemiştir. YŸce Mahkeme 2013/3912 Başvuru Numaralõ ve 6/2/2014 tarihli KararõÕnda šzetle şu itihadõ geliştirmiştir: ŌAİHM'in Sšzleşme'nin 6. maddesine dair benimsediği dinamik yorum anlayõşõ Mahkeme'nin medeni hak ve yŸkŸmlŸlŸklerle ilgili soyut bir tanõmlama yapmaktan kaõnmasõna neden olmaktadõr. Medeni hak ve yŸkŸmlŸlŸk kavramõ, ilke olarak, šzel hukuk davalarõnõ Sšzleşme'nin 6. maddesinin korumasõ altõna almaktadõr. Fakat AİHM, geliştirdiği itihatla, šzel kişiler arasõndaki uyuşmazlõklar yanõnda, kamu hukuku šzellikleri ağõr basan, devlet ile birey arasõndaki uyuşmazlõklarõ da medeni hak ve yŸkŸmlŸlŸk kavramõna d‰hil etmekte ve 6. maddenin kapsamõna girdiğini ortaya koymaktadõr. Adil yargõlanma hakkõnõn bir insan hakkõ olarak kavranmasõnõn bir sonucu olarak AİHM'in geliştirdiği itihatlar ile "medeni hak ve yŸkŸmlŸlŸkler" deyiminin kapsamõnõn genişletmesinin en šnemli sonucu adil yargõlanma hakkõnõn norm alanõnõn genişlemesi olmuştur. Adil yargõlanma hakkõnõn norm alanõnõn genişlemesinin bir sonucu olarak bireyler sahip olduğunu iddia ettikleri tŸm yasal hak ve yŸkŸmlŸlŸkleri talep edebilir; aynõ zamanda devletin bu hak ve yŸkŸmlŸlŸklere yaptõğõ her tŸrlŸ mŸdahaleye yargõ šnŸnde itiraz edebilirler. Anayasa'nõn 36. maddesinde yer alan adil yargõlanma hakkõnõn kapsamõnõn belirlenmesinde   de   AİHM'in   "medeni  hak  ve yŸkŸmlŸlŸkler"  deyiminin   kapsamõnõ genişletme eğilimi gšz šnŸne alõnmalõdõr. AİHM, "medeni hak ve yŸkŸmlŸlŸkler" deyimini hangi hukuk alanõna girdiğine ve devletin mŸdahale edip etmediğine bakõlmaksõzõn bir kişinin sahip olduğu, savunulabilecek hak ve yŸkŸmlŸlŸkleri kapsayacak şekilde genişletme eğilimindedir...Ķ (¤ 20-28)

25. MŸvekkil Mansur YAVAŞÕõn adil yargõlanma hakkõ YŸksek Seim KuruluÕnun (YSK) 9/4/2014 tarihli kararõ ile izleyen maddelerde (¤ 26-28)  gerekeleri sunulacak şekilde ihlal edilmiştir. YSK, anõlan kararõnõ sadece 3-4 saatlik bir mŸzakere sonucunda alarak, itiraz ekinde sunulan yaklaşõk 20 bin sayfadan oluşan 40 klasšrlŸk delili ve itirazda dile getirilen iddialarõ yeterince ve šngšrŸlebilir şekilde değerlendirmemiş, aõk keyfilikle kanunun amir hŸkŸmlerini olağandan farklõ yorumlayarak bariz takdir hatasõnda bulunmuştur.

26. Bireysel başvuru inceleme usulŸnde kural olarak bireysel başvuruya konu derece yargõ yerlerinin verdiği kararlardaki olaylarõn kanõtlanmasõ, hukuk kurallarõnõn yorumlanmasõ ve uygulanmasõ, kişisel bir uyuşmazlõğa derece mahkemeleri tarafõndan getirilen šzŸmŸn esas yšnŸnden adil olup olmamasõ, kararda maddi ve hukuki hatalar olup olmamasõ, ŌAnayasaÕda yer alan hak ve šzgŸrlŸklerin ihlal edilmemiş olmasõ ve kararlar aõka keyfilik iermemesi koşuluylaĶ bireysel başvuru incelemesinde değerlendirmeye tabi tutulamaz. Ancak derece yargõ yerlerinin delilleri değerlendirmesinde ve hukuk kuralõnõ objektif ve hukuki belirlilik ve gŸvenlik ilkeleri erevesinde šngšrŸlebilir olarak eşit ve hakkaniyete uygun biimde yorumlamasõnda bariz bir takdir hatasõ ve aõk keyfilik varsa, bireysel başvuru değerlendirme merciinin istisnai olarak bu takdire mŸdahale ve dŸzeltme yetkisi doğacaktõr. 

27. AİHMÕin konuyla ilgili itihatlarõ incelendiğinde sšz konusu husus hibir kuşkuya yer bõrakmayacak şekilde aõk olarak ifade edilmiştir. AİHM, Kraska v. İsvire Kararõnda (19.04.1993, Series A, No. 254-B, 18 EHRR 188, ¤ 30), anõlan başvuruyu reddetmiş olsa da derece yargõ yerlerinin šnlerindeki davaya bakmakta gšzeteceği ilkelere ilişkin olarak şu šnemli saptamayõ yapmõştõr: ŌMilli mahkemeler davayla ilgili olmadõğõnõn değerlendirilmesinde bir šnyargõ taşõmaksõzõnõ taraflarca sunulmuş mŸtalaalar, savlar ve delilleri iyi incelemek yŸkŸmlŸlŸğŸ altõndadõr.- ŌThe effect of Article 6 para. 1 (art. 6-1) is, inter alia, to place the "tribunal" under a duty to conduct a proper examination of the submissions, arguments and evidence adduced by the parties, without prejudice to its assessment of whether they are relevant to its decisionĶĶ AİHM, aynõ õkarõmõ tamamlayacak şekilde Fouquet v. Fransa Kararõnda (12.10.1994, Reports 1996-I-print version), Fransõz YargõtayõÕnõn aõka hatalõ karar verdiği iddiasõyla yapõlan bu başvuruyu kabul edilebilir bulmuş ve esastan incelemeye almõştõr. Fransõz hŸkŸmetinin başvurucuya tazminat šdemesiyle dostane šzŸmle sonulanan sšz konusu Kararda AİHM, ŌÉaõka hatalõ bulgulara dayanan bir karara varmak, başvurucunun hakkaniyetli yargõlanma gŸvencesinin mahkeme tarafõndan ihlal edildiğini gšsterebilir.Ķ  ifadesine yer vermiştir.

28. Nitekim T.C. Anayasa Mahkemesi de, AİHMÕin 6. maddeden zõmni olarak geliştirdiği sšz konusu istisnai inceleme yetkisini; 2012/989 Başvuru Numaralõ ve 19/12/2013 tarihli Kararõ ile kendisi de kullanmõş, Ōderece mahkemesinin, delillerin değerlendirilmesi ve takdirinde hata yapmasõ nedeniyle adil yargõlanmadõğõnõĶ iddia eden başvurucunun başvurusunu Ōderece mahkemesinin kararõndaki yorumun šngšrŸlemez olmasõ ve bariz takdir hatasõ iermesiĶ nedeniyle adil yargõlanma hakkõ ihlali olarak gšrmŸştŸr. YŸce Mahkeme anõlan kararõn ilgili bšlŸmlerinde (¤ 25-28, ¤ 48-53, ¤64-65) šzetle şu itihadõ geliştirmiştir: ŌHukuki gŸvenlik ve belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin šnkoşullarõndandõr. Hukuki gŸvenlik ilkesi, hukuk normlarõnõn šngšrŸlebilir olmasõnõ, bireylerin tŸm eylem ve işlemlerinde devlete gŸven duyabilmesini, devletin de yasal dŸzenlemelerinde bu gŸven duygusunu zedeleyici yšntemlerden kaõnmasõnõ gerekli kõlar. Belirlilik ilkesi ise yasal dŸzenlemelerin hem kişiler hem de idare yšnŸnden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde aõk, net, anlaşõlõr ve uygulanabilir olmasõnõ, ayrõca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarõna karşõ koruyucu šnlem iermesini ifade etmektedir. Bu bakõmdan, kanunun metni, bireylerin, gerektiğinde hukuki yardõm almak suretiyle, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptõrõmõn veya sonucun bağlandõğõnõ belli bir aõklõk ve kesinlikte šngšrebilmelerine imk‰n verecek dŸzeyde olmalõdõr. Dolayõsõyla, uygulanmasõ šncesinde kanunun, muhtemel etki ve sonularõnõn yeterli derecede šngšrŸlebilir olmasõ gereklidir (AYM, E.2012/116, K.2013/32, K.T. 28/2/2013)É. Anayasa Mahkemesi, olaylarõn başvurucu tarafõndan yapõlan hukuki nitelendirmesi ile bağlõ olmayõp, olay ve olgularõn hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun, hukuki gŸvenlik ve kazanõlmõş haklara saygõ ilkelerinin ihlal edildiği yšnŸndeki şikayetleri esas olarak AYİM 2. Dairesince verilen 3/5/2012 tarihli kararõn adil olmadõğõna ilişkindir. Başvurucunun, aõka dayanaktan yoksun olmayan bu iddialarõnõn, AnayasaÕnõn 36. maddesinde yer alan Ōadil yargõlanma hakkõĶ kapsamõnda değerlendirilmesi gerekir. Aõklanan nedenlerle başvurunun bu kõsmõnõn kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekirÉ. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurular iin benimsediği temel yaklaşõm doğrultusunda kural olarak, bireysel başvuruya konu davadaki olaylarõn kanõtlanmasõ, hukuk kurallarõnõn yorumlanmasõ ve uygulanmasõ, yargõlama sõrasõnda delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi ile kişisel bir uyuşmazlõğa derece mahkemeleri tarafõndan getirilen šzŸmŸn esas yšnŸnden adil olup olmamasõ, bireysel başvuru incelemesinde değerlendirmeye tabi tutulamaz. Anayasada yer alan hak ve šzgŸrlŸkler ihlal edilmediği sŸrece ve aõka keyfilik iermedike derece mahkemelerinin kararlarõndaki maddi ve hukuki hatalar bireysel başvuru incelemesinde ele alõnamaz. Bu erevede, derece mahkemelerinin delilleri değerlendirmesinde ve hukuk kuralõnõ yorumlamasõnda bariz bir takdir hatasõ bulunmadõka Anayasa Mahkemesinin bu takdire mŸdahalesi sšz konusu olamaz.... Hukuki gŸvenlik ilkesi, AnayasaÕnõn 36. maddesinde yer alan adil yargõlanma hakkõnõn iinde zõmnen mevcut bir ilkedir. Bir kanuni dŸzenlemenin bireylerin davranõşõnõ ona gšre dŸzenleyebileceği kadar kesinlik iermesi, kişinin gerektiği takdirde hukuki yardõm almak suretiyle, bu kanunun dŸzenlediği alanda belli bir eylem nedeniyle ortaya õkacak sonularõ makul bir dŸzeyde šngšrebilmesi gerekmektedir. …ngšrŸlebilirliğin mutlak bir šlŸde olmasõ gerekmez. Kanunun aõklõğõ arzu edilir bir durum olmakla birlikte bazen aşõrõ bir katõlõğõ da beraberinde getirebilir. Oysa hukukun ortaya õkan değişikliklere uyarlanabilmesi gerekmektedir. Birok kanun, işin doğasõ gereği, yorumlanmasõ ve uygulanmasõ pratik gerekliğe bağlõ olan yoruma aõk formŸllerdir (Benzer yšndeki AİHM kararõ iin bkz: Kayasu/TŸrkiye, B. No: 64119/00 ve 76292/01, ¤ 83)É.Başvuru konusu olayda, başvurucu hakkõnda verilen mahkžmiyetin tecil edilmesinin sonularõ ile ilgili aõk bir kanun hŸkmŸ mevcuttur. Bu hŸkme verilecek olağan anlam bellidir ve başvurucu buna gšre kendisine muamele edileceğini beklemektedir. Ancak AYİM 2. Dairesi, aõk olan kanun hŸkmŸne olağanõn dõşõnda farklõ bir anlam verip buna gšre uygulama yapmõştõr. Bu uygulama yšnŸnde yerleşmiş itihat olduğu ne derece mahkemesi kararõnda belirtilmiş ne de Bakanlõk gšrŸşŸnde ileri sŸrŸlmŸştŸr. Dolayõsõyla eldeki belgelere gšre başvurucunun dava aarken (hukuki yardõmdan yararlansa bile) aõk kanun hŸkmŸnden farklõ bir şekilde kendisine muamele edileceğini beklemesini gerektiren bir durum bulunmamaktadõr. Buna gšre, AYİM 2. Dairesinin 3/5/2012 tarih ve E.2011/1465, K.2012/482 sayõlõ kararõndaki yorumu ŌšngšrŸlemezĶ niteliktedir ve Ōbariz takdir hatasõĶ iermektedir. Aõklanan nedenlerle, başvurucu hakkõnda yapõlan yargõlama sõrasõnda hukuk kurallarõnõn yorum ve uygulanmasõnõn ŌšngšrŸlemezĶ nitelikte olmasõ ve Ōbariz takdir hatasõĶ iermesi nedeniyle AnayasaÕnõn 36. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.Ķ

29. MŸvekkil Mansur YAVAŞÕõn AnayasaÕnõn 67. maddesinde ve AİHSÕe Ek 1 Numaralõ Protokol 3. maddesinde tanõmlanan serbest seim (seme seilme) hakkõ YSKÕnõn 9/4/2014 tarihli kararõ ile aşağõda gerekeleri sunulduğu şekilde (¤ 30-47) ihlal edilmiştir.

30. 1982 AnayasasõÕnõn 67. maddesi, ŌSeme, Seilme ve Siyas” Faaliyette Bulunma HaklarõĶ kenar başlõğõnõ taşõmakta olup, şu hŸkŸmleri iermektedir: ŌVatandaşlar, kanunda gšsterilen şartlara uygun olarak, seme, seilme ve bağõmsõz olarak veya bir siyas” parti iinde siyas” faaliyette bulunma ve halkoylamasõna katõlma hakkõnda sahiptir. Seimler ve halkoylamasõ serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, aõk sayõm ve dškŸm esaslarõna gšre, yargõ denetimi altõnda yapõlõr. (É) Onsekiz yaşõnõ dolduran her TŸrk vatandaşõ seme ve halkoylamasõna katõlma haklarõna sahiptir. (É)Ķ

31. YSK, MŸvekkil Mansur YAVAŞÕõn BŸyŸkşehir Belediye Başkanõ Adayõ olduğu Cumhuriyet Halk Partisi tarafõndan yapõlan itirazda dile getirilen (¤ 4) Ō298 sayõlõ Seimlerin Temel HŸkŸmleri ve Semen KŸtŸkleri Hakkõndaki KanunÕun 105. Maddesinin (2) numaralõ fõkrasõ 19. Bendi ve YŸksek Seim KuruluÕnun 138 sayõlõ genelgesinin 47/B-15. Maddesine gšre: (…rnek: 54) Sayõlõ tutanağa; geersiz oy pusulasõ ile geersizlik sebebinin ve geersiz zarf sayõsõ ile geersizlik sebebinin yazõlmasõ zorunludur. Ancak ok sayõda sandõk kurulu, mevzuatõn amir hŸkŸmlerine rağmen oy pusulalarõ ve zarflarõn hangi nedenle geersiz sayõldõğõnõ …rnek 54 tutanaklarõna yazmamõştõr. Geersiz oylarõn okluğu ve sonuca mŸessir olmasõ karşõsõnda; sõrf bu husus bile seimlerin iptali ve yenilenmesi iin yeterli bir gerekedir.Ķ savõnõ hukuka uygun biimde değerlendirmemiş, sunulan delilleri yeterince incelememiştir. YSKÕnõn, ok sayõda sandõkta, geersiz sayõlan oylarõn geersizlik nedenlerinin yazõlmamõş olmasõ hususunu, kanunun amir hŸkmŸ karşõsõnda seimlerin iptali nedeni olarak gšrmesi gerekirken Kurul, sšz konusu kararõnda hukuku olağandan farklõ yorumlamak suretiyle šngšrŸlemez biimde iptal yšnŸndeki talebi reddetmiş ve bšylelikle MŸvekkil Mansur YAVAŞÕõn seme ve seilme hakkõnõ ihlal etmiştir. Bu noktada Ağrõ BŸyŸkşehir Belediye Başkanlõğõ SeimleriÕnin Ōgeersiz sayõlan oylarõn geersizlik nedeninin tutanağa yazõlmamasõĶ gerekesiyle Ağrõ İl Seim Kurulu tarafõndan iptal ettiğini hatõrlatmak, sšz konusu hak ihlalini gšstermesi aõsõndan šnemlidir. (EK – 6, Karar Sureti)

32. YSK, kendisine yapõlan itirazda (¤ 3)  ve sonrasõnda verilen ek dilekede dile getirilen šzetle Ōbelediye seimlerine ilişkin pusulalarõn konulduğu aynõ zarfa muhtar pusulasõ konulmasõ hususundaki tutarsõz uygulamalarõn seimin geerliliğini etkilediğiĶ iddiasõnõ da hukuka uygun biimde yorumlamamõş ve sšz konusu savõ hukuki gŸvenlik ve šngšrŸlebilirlik ilkesinden uzak bir biimde OY BİRLİĞİ ile reddetmiştir. YSK seimlerin dŸzgŸn yŸrŸtŸlmesine dair pozitif yŸkŸmlŸlŸğŸnŸ yerine getirmemiştir. Seim gŸvenirliğini sağlamak adõna yeterli tedbirleri alamamõş, yanlõş zarfta oy kullanõlmasõnõ šnlemeye yšnelik yeterli eğitimi verememiş, sšz konusu hususta farklõ sandõklarda geerli sayma/saymama şeklinde gerekleşen farklõ uygulamalarõn šnŸne geememiş ve bir yeknesaklõk sağlayamamõş, bu doğrultuda sağlõklõ bir seim sonucu alõnmasõna ve MŸvekkil Mansur YAVAŞÕa verilen oylarõn (tespit edilenlerin yanõnda) bilinemeyecek šlŸdeki kõsmõnõn sonulara yansõmasõna engel olmuştur.

33. AnkaraÕda Ōmuhtar pusulalarõn diğer pusulalarla aynõ zarf ierisine konmasõnõn kanunen geersiz sayõlmasõ hususu yaklaşõk 125 bin oyun geersiz sayõlmasõna neden olmuştur. Oysaki TŸrkiye genelinde bir o kadar geersiz sayõlmasõ gereken aynõ durumdaki oy, sandõk kurullarõnõn inisiyatifi ile geerli sayõlmõştõr. Sadece AnkaraÕda tespit edebildiğimiz bu şekildeki geersiz oylarõn geerli sayõldõğõ sandõk sayõsõ yaklaşõk 65 bin semene karşõlõk gelen 210Õdur. Sšz konusu rakam dahi iki aday arasõndaki farkõn iki katõdõr. Bu tutarsõz uygulama gerek Ankara seimlerinde gerek TŸrkiye genelinde semenin iradesinin sandõğa doğru şekilde yansõmasõna engel olmuştur.

34. Bu noktada YSK, aynõ kanun hŸkmŸnŸn uygulanmasõndan kaynaklanan İstanbul İle Seim Kurullarõ ile İl Seim Kurulu arasõnda doğan bir başka uyuşmazlõğa ilişkin olarak 5/4/2014 tarihinde verdiği 1087 numaralõ kararõ ile İstanbul/KŸŸkekmeceÕde muhtar pusulasõnõn aynõ zarfa konulmasõnõ OY ‚OKLUĞU ile geersizlik nedeni olarak kabul etmiştir. Ancak YSKÕnõn beş hakimi sšz konusu karara muhalif kalmõş ve yazdõklarõ karşõ oyda şu hususlarõ ifade etmişlerdir: ŌBelediye Başkanlõğõ ve diğer birleşik oy pusulalarõnõn bulunduğu mavi zarfõn ierisinden muhtarlõk oy pusulasõnõn da õkmasõ nedeniyle geersiz sayõlmasõ gerekirken geerli kabul edilen oy pusulalarõnõn ayrõ bir şekilde tasnif edilerek saklanõp saklanmadõğõ sorulmadan karar verilmesi hukuka aykõrõdõr.Ķ (EK – 7, Karar Sureti)

35. Sšz konusu karardan sadece 4 gŸn sonra AYNI KONUDA AYNI GEREK‚ELERLE AYNI KURULUN šnŸne gelen; MŸvekkil Mansur YAVAŞÕõn BŸyŸkşehir Belediye Başkanõ Adayõ olduğu Cumhuriyet Halk Partisi başvurusundaki aynõ gerekeye dayalõ itiraz ise ŌOY BİRLİĞİĶ ile reddedilmiştir. Bir gŸn šnceki aõk itihadõ ile aõka elişen sšz konusu karar ile MŸvekkil Mansur YAVAŞÕõn seme seilme hakkõ hukuki gŸvenlik ilkesinden uzak biimde keyfi olarak ihlal edilmiştir.

Başvuru dilekesinin on sayfa ile sõnõrlõ olmasõ dolayõsõyla, YŸksek Seim KuruluÕnun vermiş olduğu kararõn, ilgili mevzuatõ aõk bir şekilde ihlal ettiğine ilişkin detaylõ aõklamalarõmõz EK – 5 olarak sunulan dileke ieriğinde belirtilmektedir.

36. AİHMÕin ilgili itihadõ incelendiğinde de seim uyuşmazlõklarõnõn karara bağlanmasõnda keyfi karar alõnmasõnõn ihlal nedeni olduğu gšrŸlmektedir. AİHMÕin Kovach v. Ukrayna Kararõnda (Başvuru No: 39424/02, Karar Tarihi: 7/8/2005, ¤ 61), Mahkeme ŌSeim KuruluÕnun kararõnõn keyfi olduğuĶ gerekesiyle serbest seim hakkõnõn ihlal edildiği kararõnõ vermiştir.

37. Aynõ şekilde AİHMÕin verdiği Namat Aliyev v. Azerbaycan Kararõndaki (Başvuru No: 18705/06), Karar Tarihi: 8/7/2010, ¤ 90) serbest seim ihlali kararõ ve gerekeleri de başvurumuza konu YSK Kararõna yšnelik alõnmasõ gereken ihlal kararõna emsal oluşturmaktadõr. AİHM sšz konusu kararõnda šzetle Ōher ne kadar seim sŸrecinin karmaşõklõğõ ve zaman sõnõrlamalarõ ile seimlerin aksatõlmamasõ/gecikmemesi nedeniyle, yerel otoritelerin seim uyuşmazlõklarõna dair alacağõ kararlar belli usul şartlarõnõ karşõlamasa ve ayrõntõlõ gerekeler iermese de, bu durum itiraz sŸrecinin etkililiğini zayõflatacağõ yšnŸnde anlaşõlmamalõdõr. Şšyle ki, seim usulsŸzlŸğŸ iddialarõnõn esasõnõn irdelenmesine yšnelik Ōhakiki bir gayretĶ gšsterilmesi temin edilmeli ve verilecek kararlar yeterince gerekelendirilmelidir. GšrŸlen davada ise seim kurullarõ ve mahkemelerinin kararlarõ başvurucunun seilme hakkõnõn korunmasõnda Ōhakiki bir gayretĶ gšsterilmediği gšrŸlmektedirÉĶ hususlarõna yer vermiştir.

38. MŸvekkil Mansur YAVAŞÕõn seme seilme hakkõ, YSKÕnõn başvuruya konu kararõn verilmesi esnasõnda gšstermesi gereken Ōhakiki gayretĶi gšstermemesi nedeniyle ihlal edilmiştir.

39. Bu noktada AİHMÕin serbest seim hakkõnõn kapsamõ konusunda da bir takõm saptamalar yapmak gerekmektedir. AİHMÕin kararlarõnõn ekseriyetinde serbest seim ihlali iddialarõ genel seimlere yšnelik iddialarõ ierse de, AİHM serbest seim hakkõnõ salt genel seimlere šzgŸlememektedir. AİHMÕin Vito Sante Santoro v. İtalya Kararõ incelendiğinde (No. 36681/97, ¤ 50, ECHR 2004-VI) AİHMÕin ŌyasamaĶ kavramõnõ salt milli meclis olarak tanõmlamadõğõ, kavramõn ilgili devletin anayasal yapõsõ gšz šnŸne alõnarak yorumlanmasõ gerektiğini ifade etmektedir. Sšz konusu genişletici yorum AİHMÕin Mathieu-Mohin ve Clerfayt v. Belika (2 Mart 1987, Series A no. 113, p. 23, ¤ 53); Matthews v. İngiltere ([GC], no. 24833/94, ¤ 40-54, ECHR 1999-I) ve Cherepkov v. Rusya (dec. no. 51501/99, ECHR 2000-I) kararlarõnda da yer almõştõr. Dolayõsõyla AİHM, sšz konusu esnek yaklaşõmõyla, serbest seim hakkõ ihlalinin kapsamõ iinde yerel seimlerin de alõnabileceği yšnŸnde YŸce Mahkemenin benimseyebileceği genişletici yorumun šnŸne bir engel koymamaktadõr.

40. Anayasa, seme, seilme ve siyas” faaliyette bulunma haklarõnõ dŸzenlerken, TŸrkiye BŸyŸk Millet Meclisi †yeleriÕnin belirlenmesi iin yapõlacak olan seimlerle birlikte, mahall” idarelerin temel karar ve yšnetim organlarõnõn belirlenmesi iin yapõlacak olan seimleri (Yerel Seimler) de kapsamõ altõna almõş hatta AnayasaÕnõn 175. maddesine gšre Anayasa değişiklikleri hakkõndaki kanunlarõn kabulŸ iin yapõlacak halkoylamasõnõ da bu kapsamda değerlendirmektedir.

41. Anayasa koyucunun TŸrkiye CumhuriyetiÕnde yapõlacak olan tŸm seimleri bir bŸtŸn olarak gšrdŸğŸnŸn ilgin bir gšstergesi de, yine AnayasaÕnõn 175. maddesinin son fõkrasõnda bulunabilir. Anõlan fõkrada; ŌHalkoylamasõna, milletvekili genel ve ara seimlerine ve mahall” genel seimlere iştiraki temin iin, kanunla para cezasõ d‰hil her tŸrlŸ tedbir alõnõr.Ķ denilmektedir. Bu fõkrada dikkati eken bir husus, metinde Ōmahall” genel seimlerĶ ifadesinin kullanõlmõş olmasõdõr. Bununla birlikte, TŸrkiyeÕde AnayasaÕnõn 77. ve 78. maddeleri uyarõnca yapõlan Ōmilletvekili genel ve ara seimleriĶ dõşõnda, herhangi bir bšlgeye šzel olarak yapõlan bir Ōgenel seimĶ olmadõğõna gšre; burada kastedilenin mahall” idareler seimleri olduğuna şŸphe yoktur. Buradan hareketle, TŸrkiyeÕde Ōseme ve seilme hakkõĶnõn koruma altõna alõndõğõ ŌseimlerinĶ, ulusal parlamento olan TŸrkiye BŸyŸk Millet Meclisi Ÿyelerinin belirlenmesi iin yapõlan seimlerinden ibaret olmadõğõ; ama bunun yanõnda, mahall” idareler seimlerini de kapsayan daha geniş bir ereve iine oturduğu anlaşõlmaktadõr.

42. Sšz konusu husus, AnayasaÕnõn 67. maddesinde dŸzenlenmiş olan Ōseme ve seilme hakkõĶnõn Anayasa MahkemesiÕne yapõlacak olan bireysel başvurular kapsamõnda anayasal korumadan yararlandõrõlõp yararlandõrõlmayacağõnõn tespitinde šnem taşõmaktadõr. AİHSÕe Ek 1 Numaralõ Protokol՟n 3. maddesinde dŸzenlenen serbest seim hakkõnõn TŸrkiye Cumhuriyeti AnayasasõÕnda karşõlõk geldiği hŸkŸmlerden šne õkanlar; AnayasaÕnõn 75. ve 79. maddeler arasõnda yer alan ve TBMMÕnin seim dšnemine, yapõlacak seimlerin niteliklerine ve milletvekili seilme yeterliliğine ilişkin hŸkŸmlerdir. Ancak burada šnemli olan husus, anõlan hŸkmŸn TŸrkiye Cumhuriyeti AnayasasõÕna karşõlõk geldiği hŸkŸmlerin TBMM seimlerine ilişkin hŸkŸmlerle sõnõrlõ olmayõp; AnayasaÕda tŸm yerel ve ulusal dŸzeyde yetki kullanan tŸm siyasal organlar iin yapõlacak seimlerin esaslarõnõ dŸzenleyen 67. maddeyi de kapsamakta oluşudur.

43. Bu bağlamda AİHMÕin itihatlarõnõn yanõnda seme seilme hakkõnõn AnayasaÕda sağlanan daha geniş korumadan yararlandõrõlmasõna yšnelik olarak AİHS 53. maddesinde yer alan Ōdaha geniş koruma sağlayan ulusal hukuka ŸstŸnlŸkĶ kaydõndan hareket etmek gerekmektedir. Serbest seim hakkõnõn kapsamõ TŸrk mevzuatõ tarafõndan daha geniş bir erevede tanõmlanmakta ve korunmaktadõr. Gerek AİHS gerek AnayasaÕda dŸzenlenmiş olan sšz konusu hakkõn ieriği aõsõndan hangi metinde daha geniş bir kapsamda dŸzenlenip korunduğu konusunda uygulanmasõ gereken mevzuat, daha geniş koruma sağladõğõ iin AİHS m. 53 delaletiyle TŸrkiye Cumhuriyeti AnayasasõÕnõn 67. maddesi ile buna bağlõ diğer i hukuk mevzuatõ olmalõdõr.

44. Sonu olarak, TŸrk Anayasa mimarisinde seme ve seilme haklarõ yalnõzca ulusal parlamento seimlerinde değil Mahalli İdare Organlarõnõn temel yšnetim ve karar organlarõnõn belirlenmesi iin ulusal dŸzeyde yapõlan seimler kapsamõnda da korunmakta olup; AİHSÕe Ek 1 Numaralõ Protokol՟n 3. maddesinin SšzleşmeÕnin 53. maddesi delaletiyle yerel seimleri kapsayacak şekilde anlaşõlmasõ ve Anayasa MahkemesiÕnin sağladõğõ temel hak ve šzgŸrlŸk korumasõndan yararlandõrõlmasõ gerekmektedir.

45. Nitekim AİHS 17. maddesi de SšzleşmeÕdeki haklara ulusal yasalarla daha gŸlŸ bir koruma getirilmesine izin vermektedir. AİHS asgari standartlardõr, AİHM, i hukukta hakkõn korunmasõna daha geniş bir kapsam ve etkin bir korumaya imkan sağlamaktadõr. Bu bağlamda AİHM, Okyay v. TŸrkiye Kararõnda (dec. no. 36220/97, ¤ 66-68, 12 Temmuz 2005) başvurucu sõfatõ iin kişi bakõmõndan kabul edilebilirlik kararõnõ, i hukuktaki daha geniş yorumun sahibi idare mahkemesinin başvurucuyu mağdur olarak kabul etmesi gerekesine dayandõrmõş ve başvuruyu kabul edilebilir saymõştõr.

46. Son olarak AİHM, seme seilme hakkõnõ Ōetkili siyasal demokrasiĶ kavramõyla birlikte ve i ie değerlendirmektedir. AİHMÕe gšre serbest seim hakkõnõn korunmasõ Ōetkili siyasal demokrasiĶyi yŸcelten bir husustur. (Matthews v. İngiltere ([GC], no. 24833/94, ¤42, ECHR 1999-I). AİHMÕin sšz konusu husustaki bir başka kararõ şšyledir: ŌAİHSÕin başlangõ hŸkŸmlerinde bulunan temel hak ve šzgŸrlŸklerin en iyi şekilde Ōetkili siyasal demokrasiĶ sayesinde temin edilebilir. Serbest seim hakkõnõ dŸzenleyen Ek 1 Numaralõ Protokol 3. maddesi Ōetkili siyasal demokrasiĶyi yŸcelten bir hŸkŸm olduğu iin sšz konusu 3. Madde hŸkmŸ Sšzleşme sistemi iinde asli šnemi haizdir.Ķ (Mathieu-Mohin ve Clerfayt v. Belika, 2 Mart 1987, Series A no. 113, ¤47). AİHM, etkili siyasal demokrasiye dair bir başka kararõ da TŸrkiye Birleşik KomŸnist Partisi v. TŸrkiyeÕdir. (Başvuru No: 33/1996/752/951, Karar Tarihi: 30/1/1998, ¤45). Sšz konusu kararõnda da AİHM, Ōdemokrasinin Avrupa kamu dŸzenin tartõşmasõz temel unsuru olduğunu, bunun etkili siyasal demokrasiyle sağlanabileceğini, etkili siyasal demokrasinin de serbest seim hakkõyla yŸceltildiği/kutsandõğõnõ (enshrine)Ķ ifade etmektedir.

47. Sonu olarak YSKÕnõn başvuruya konu kararõ ile sadece MŸvekkil Mansur YAVAŞÕõn seme seilme hakkõ ihlal edilmemiş, TŸrkiyeÕde etkili siyasal demokrasinin gerekleşmesine/devamõna yšnelik de bir ihlal gerekleşmiştir.

48. Serbest seim hakkõ ifade šzgŸrlŸğŸ ile doğrudan bağlantõlõ bir haktõr. Semenler kullandõklarõ oy vasõtasõyla kendi siyasi iradelerini ifade etmektedir. YSKÕnõn başvuruya konu bu kararõ aynõ zamanda MŸvekkil Mansur YAVAŞÕõn ifade šzgŸrlŸğŸ hakkõnõn da ihlaline yol amõştõr.

49. Ayrõca seim kampanyasõ dšneminde medyada yapõlan yayõnlardaki kõsõtlar ve sosyal medya Ÿzerindeki yasaklamalar yoluyla siyasi propaganda olanaklarõ engellenmiş olan MŸvekkil Mansur YAVAŞÕõn ifade šzgŸrlŸğŸ bu yolla ayrõca ihlal edilmiştir.