Sayõn Genel Başkanõm,

 

Haziran ayõnda Ÿlkemiz iin bŸyŸk šneme haiz genel seimler yapõlacaktõr. Bu seimler šncesinde partimizde gšrdŸğŸm bazõ aksaklõk ve yanlõşlõklarõ ifade etmek iin bu mektubu yazmõş bulunuyorum. Bu sorunlar giderilmeden yapõlacak bir seimde yine kaybetme riskinin ok bŸyŸk olduğuna inandõğõmdan dolayõ, taşõdõğõm ŸlkŸcŸ sorumluluk nedeniyle bu ikazlarõ bugŸn yapmanõn šnemine inanarak bu mektubu kaleme almõş bulunuyorum.

 

Bšyle bir yšntemi sememin sebebi, Ÿyesi bulunduğum Merkez Yšnetim Kurulu'nun, maalesef bir karar veya istişare kurulu olarak değil, alõnmõş kararlarõ tartõşmadan onaylama kurulu gibi alõşmasõdõr. Kurulun bugŸne kadar herhangi bir konuda tartõşma, konuşma ve teklif verme gibi bir işleyişi olmadõğõndan, gšrdŸğŸm rahatsõzlõklarõ size iletebilmek iin bir başka yšntem kalmamõştõr.

 

Gidişatõn iyi olmadõğõnõ gšrŸyor ve insanõmõzõn bŸyŸk fedakarlõklarla ayakta tuttuğu hareketimizin, 40 yõllõ aşkõn mŸcadelemizin yine hŸsrana sŸrŸklenmemesini diliyorum.

 

…rneğin, Merkez Yšnetim Kurulu'nda partimizin referandumda sergileyeceği tutum tartõşõlmõş olsaydõ, sanõyorum Ÿlkemiz ve hareketimiz iin bundan ok daha hayõrlõ bir sonu doğabilirdi. Ama MYK'nõn gšrŸşŸnŸn ne olduğu merak bile edilmeden, ŸlkŸcŸ harekete yabancõ dar bir kadronun elinden õkan politikalarla "CHP'yle šzdeş parti" sulamalarõna anak tutan bir anlayõş sergilenmiştir. Referandumdaki strateji hatasõ, milliyetiliğin en yŸksek oranda taban bulduğu ve evreye serpildiği Orta Anadolu'dan başlamak Ÿzere, geleneksel oy bšlgelerimizde ok ciddi zaafiyete yol amõştõr.

 

Yine; geen genel seimler šncesinde ve daha sonra da yakõn zamanda "GŸ Birliği" adõ altõnda partiye yapõlan katõlõmlarla ilgili Merkez Yšnetim Kurulu'nda bu konu tartõşmaya aõlmamõştõr. Elbette bir siyasi parti katõlõmlarla gŸlenir. Ama bizde katõlõmlarõn gŸ mŸ verdiği, yoksa tartõşmalara mõ yol atõğõ konusu karmaşõktõr. Daha šnce başka Ÿlkeler hesabõna alõştõğõ sulamasõyla partiye Ÿye bile yapõlmayanlarõn adeta sembol isim gibi sunulmasõ, cuntacõ oluşumlarda yer aldõğõ iddiasõyla hakkõnda davalarõn devam ettiği isimlerin šn plana õkarõlmasõ kamuoyunda ciddi kuşkular uyandõrmõştõr. 1995 yõlõndaki travmayõ yaşayan her ŸlkŸcŸde ikinci Nusret Demiral vakasõ endişesi başlamõştõr.

 

†lkŸcŸ izgiye sadakat bekleyen kitleler, Yalõn KŸŸk'Ÿn teşekkŸrŸne mazhar olmayõ, milliyeti-muhafazakar insanõmõzõn beklentilerine tercih eden anlayõşõ ilerine sindirememektedirler. †lkemizde milliyetilikle muhafazakarlõğõn iie olduğunu bilmeyen, bunlarõn etle tõrnak gibi olduğunu algõlayamayan, iinde maneviyatõ barõndõrmayan bir milliyetiliğin halk tarafõndan CHP'yle aynõ kategoride değerlendirildiğini fark edemeyen bir siyaset tarzõyla bu hareketi iktidara taşõyamayõz. Millet iradesinin šnemli bir bšlŸmŸne elitist bir yaklaşõmla adeta tepeden bakan, referandumda evet oyu kullanmõş yŸzde 58'lik bir kitleyi neredeyse yok sayan, bŸtŸn programõnõ hayõr oyu kullananlar Ÿzerine yapan ve bunu aõka ilan eden bir anlayõşla sonu almamõz mŸmkŸn gšzŸkmemektedir.

 

Milliyeti Hareket Partisi, milli birlik ve bŸtŸnlŸğŸn partisi, TŸrkiye'nin partisi olmak durumundadõr. Ama son yõllarda gšrŸlmektedir ki, TŸrkiye coğrafyasõnõn bŸyŸk bir kõsmõnda gerilemekteyiz. Maalesef Batõ ve GŸney sahillerine sõkõşan, "Ÿlke partisi" olmaktan uzaklaşan, "belli bšlgelerin partisi" olmaya doğru yol alan bir gšrŸntŸ ortaya õkmõştõr. Bu gerilemeyi doğru okuyacak, tedbir geliştirecek ve partiyi geniş kitlelerle buluşturabilecek bir siyaset tarzõnõ yeniden hayata geirmek zorundayõz.

 

TŸrkiye'de semen kitlesinin ana gšvdesini oluşturan milliyeti-muhafazakar semenlerde partimize karşõ oluşmuş olan gŸven probleminin aşõlmasõ iin acil tedbirlere ve bu tedbirleri yŸrŸtecek yšnetici kadrolara ihtiya vardõr. Halk tarafõndan tasfiye edilmiş merkez sağõn eskileri eliyle yŸrŸtŸlen ve merkez sola šykŸnen bir siyaset tarzõ sšzŸnŸ ettiğim gŸven problemini aşamaz, tam tersine derinleştirir. Milliyetilik, milletin ve onun değerlerinden yana olmak, her tŸrlŸ tehdit ve baskõ altõnda bile onun hukukunu korumaktõr. †zŸlerek ifade ediyorum ki, bugŸnkŸ statŸkocu gšrŸnŸm, bizleri o statŸkoyla aynõ akõbete sŸrŸklemektedir.

 

İzlenme oranlarõ ve etkileri sõnõrlõ, ayrõca halk tarafõndan soğuk bulunan bazõ televizyon kanallarõ ve gazetelerle kendimizi oyalayabiliriz. Ama Ÿlke gerekleri maalesef ok farklõdõr. Sivil toplum kuruluşlarõmõz ve onlarõn en bŸyŸk ayağõ olan sendikalarõ gŸnden gŸne gŸ kaybetmektedir. DŸnŸn en bŸyŸk memur sendikalarõ, meslek kollarõnda temsil vasõflarõnõ kaybetmiş bulunmaktadõr. Endişemiz o ki, bir sŸre sonra varlõklarõ tartõşõlõr hale bile gelebilir. Partinin Ÿlkedeki pozisyonuyla paralel bŸyŸyen ve kŸŸlen bu kuruluşlarõn eriyor olmasõ ok bŸyŸk bir ŸzŸntŸ kaynağõdõr.

 

Haziran ayõndan itibaren Ÿlkede yeni bir parlamento teşekkŸl edecektir. Bizzat iktidar partisi tarafõndan restorasyon dšnemi olacağõ ilan edilen bu dšnemde, ŸlkŸcŸlerin bulunmamasõ, bu sŸrete etkili olamamasõ elbette kabul edilebilir bir durum değildir. Dolayõsõyla hibir şey yokmuş, herşey mŸkemmel gidiyormuş gibi davranõp gšrevden kaamayõz. 40 yõldõr taşõdõğõm ŸlkŸcŸ sorumluluk bu ikazlarõ daha fazla gecikmeden yapmamõ mecbur kõlmõştõr. Seim akşamlarõ sonular gelince ortaya õkan şerefli yenilgilere kõlõf aramak yerine, bugŸnden tedbir geliştirilmesi iin gayret gšstermek bu sorumluluğun bir gereğidir.

 

Sayõn Genel Başkanõm,

 

Tamamen dostane ve iyi niyetle kaleme alõnan bu dŸşŸncelerimi dikkate almanõzõ diliyorum. Her tŸrlŸ gšrevlendirmenin sadakat esasõna gšre değil, liyakat esasõna gšre yapõlmasõnõ, istişare ve karar organlarõnõn gerek amacõna uygun kullanõlmasõnõ, semende oluşan "CHP'lileşme" algõsõnõ giderecek ŸlkŸcŸlŸğe šzgŸn siyaset anlayõşõna tekrar kavuşulmasõnõ Ÿmit ediyorum. Aksi halde ortaya õkacak tablonun vebalini hi kimsenin taşõyamayacağõnõ hatõrlatmak istiyorum.

 

Hibir art niyet taşõmadan yukarõda sõralamõş olduğum dŸşŸnce ve teklifler sadece şahsõma değil, aynõ zamanda sizden bu konuda hareket bekleyen ŸlkŸcŸ tabana aittir."