MANSUR YAVAŞ SÖZÜ


Seçim çalışmalarına başladığım günden itibaren, siz değerli Ankara vatandaşlarına ben ve ekibim adına çok önemli sözler verdim. Bu sözleri, tüm kamuoyu ile paylaşmayı borç bilirim…

Büyük Ankara ittifakını kuruyoruz. Artık ben-sen, biz-diğerleri ayrımı yok; hepimiz varız… Çünkü Ankara ortak paydamız, ortak sevdamız. 5 milyon Ankaralıyla birlikte bu şehri kardeşçe kucaklayacağız, ileri taşıyacağız.

Ankara gerginlikten, çekişmeden, kavgadan yoruldu… Belediyeyi belediyecilik sınırları içinde tutacağız ve ülkenin siyasi başkentini huzurun da başkenti yapacağız; devletin hiçbir kurumuyla kavgalı olmayacağız.

İşini liyakat ile yapan tüm çalışanlarımızın ekmeği, bizimle garanti altındadır. Birilerinin iddia ettiği gibi, seçilince mevcut belediye çalışanlarının işine son vermek gibi adaletsiz yaklaşımlara asla girmeyeceğiz.

Belediyeyi yönetirken esas kriterimiz liyakat ve ehliyet olacak. Partizanlık, akrabalık veya başka aidiyetlere asla prim verilmeyecek.

Adil hizmet bizim kırmızı çizgimiz olacak. Kimseyi bize oy verdi/vermedi diye ayırmayacağız, ötekileştirmeyeceğiz. Haksız talepte bulunanların, iltimas arayanların, kendileri için ayrımcılık bekleyenlerin bu talepleri, adalet ve dürüstlükle öreceğimiz duvara çarpmazsa, zaten o makamlar bize haramdır.

Adalet ve vicdanımızı seçildikten sonra arka cebimizde değil; adaleti başımızın üzerinde, vicdanı ise yüreğimizde taşıyacağız.

Kentteki tüm belediye başkanlarıyla ayda bir mutlaka bir araya geleceğiz. Kim olursa olsun karşımdakini bir partili olarak değil, bütün kimliklerden bağımsız şekilde sadece ‘insan’ olarak göreceğiz.

Seçimi kazandığımızda, kendimizi zafer kazanmış saymayacağız, zira karşımızda düşman yok ve bu bir savaş değil. Bu başarı, Ankara halkının 5 yıllığına verdiği bir hizmet yetkisidir. Oy veren vermeyen bütün Ankaralılara adil hizmet götürme emridir.

Şehrin havası, suyu, yeşili, taşı, toprağı ve tarihi dokusu, başkan olunca hoyrat kullanacağımız şekilde bizim mülkiyetimize geçmiyor… Bunlar bize gelecek nesillerin emanetidir. Bizim görevimiz bunları korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere emaneti sağlam teslim etmektir.

Eskiler “Taç giyen baş akıllanır” derdi. Gelin bu sözü biraz daha geliştirelim ve şöyle diyelim: “Taç giyen baş kolektif akıllanır” Modern dünyanın yönetim tarzı artık böyle. Kenti artık kolektif akılla yöneteceğiz.

İşimizin çok olduğunun farkındayız. Ankara’nın kayıp 10 yılını ona yeniden kazandırmak için çok çalışmak zorundayız. 5 yıllığına geliyoruz ama önümüzdeki 50 yılın planlamasını yaparak ayrılmak arzusundayız.

Belediyecilik alanında bol bol araştırma yapacağız ve dünyadan başarılı örnekleri Ankara’ya getireceğiz.

Belediyede, halkın mutluluğundan sorumlu birim oluşturacağız. O birimin görevi, şehir sakinlerinin nasıl daha mutlu edilebileceğini araştırmak olacak. Tespit edilen sorunlara çözüm önermek ve çözüme paydaşlar bulmak için çalışacaklar. Görevi bıraktığımızda en büyük kazancımız, ‘herkesin başkanıydı’ diye anılmak ve halkın hayır duasını almak olacaktır…

Mansur Yavaş