NEDEN MANSUR YAVAŞ?


Biz Ankaralı’lar çok yorulduk…


Artan hayat pahalılığından,

Ödediğimiz vergilerin inşaat firmalarına kaptırılmasından,

Sıkış sıkış bindiğimiz, sistemsiz ve tehlikeli toplu ulaşımdan,

Kalabalıklaşan ve karmaşıklaşan trafiğimizden,

Kalitesiz Kızılırmak suyunu ederinden pahalıya kullanmaktan,

Dünya Sağlık Örgütü’nün PM10 parametresini aşacak kadar kirli hava solumaktan,

Haftasonları AVM’lere akın etmekten başka yapacak etkinlik bulamamaktan,

Evimizin uzağındaki birkaç parktan başka gezecek, dinlenecek yeşil alan bulamamaktan,

Cinayet işlenen otoparklara veya dar sokaklara arabamızı park etmek zorunda kalmaktan,

Kaldırımlarımızda bebek arabasıyla, tekerlekli iskemleyle ilerleyememekten,

Sıkış sıkış hale gelmiş hastanelerde sıra beklemekten,

“Ankara’da yaşıyorum” dediğimizde bize acıyarak bakılmasından,

Ve iş bulabilecek miyim, çocuğumu okutabilecek miyim, yeni anne oldum işe dönebilecek miyim, emekli olunca geçinebilecek miyim, yaşlı yakınımı ben işteyken kime emanet edeceğim diye daha onlarca konuda endişelenmekten...

Şimdi, “Neden Mansur Yavaş?” sorusuna geri dönecek olursak, verecek tek bir cevabımız var: Mansur Başkan, kendisi de bir Ankaralı olduğu için tüm bu saydıklarımızı en az sizin kadar iyi yaşıyor. Onun 2009 yılında yaptığı uyarılar ve bahsettiği vizyoner projeler, daha bugün yeni yeni anlaşılmaya başladı… Böyle bir başkanın, başkanlık yapacağı 5 yıllık tek dönem içerisinde şehrin gelecek 50 yılını halkla el ele vererek nasıl tasarlayabileceğini bir düşünün.

O, yanınızdan çakarlı araçlarla geçip trafiği felç eden, koruma ordularıyla gezen, size tepeden bakan bir başkan değil. Mansur Başkan, içimizden biri. O, en az sizin kadar Ankaralı ve Ankara’nın hak ettiği yere gelmesi idealiyle yaşıyor. “Burası Başkent,” diyor ve ekliyor; “Başkent’in, ülkenin örnek kenti olması gerekir. Biz de Ankaralılarla el ele verip, bunu birlikte başaracağız.”

Bir Ankaralı olarak nasıl bir şehirde yaşamayı hayal ettiğinize, şehrinizde nasıl büyük bir değişim yaşamak istediğinize karar verin. En önemlisi de bu değişimi hangi başkanın samimiyetle gerçekleştirebileceğine, güç yanlısı değil halk yanlısı yönetim anlayışıyla çalışacağına dikkat ederek oyunuzu verin.