TURİZM


Ulus’tan Sıhhiye’ye Uzanan Kültür Turizm Aksı


Ankara’nın tarihi merkezi olan Ulus ve çevresi bu proje ile eski önemine ve tarihi kimliğine kavuşacak. Hıdırlık Tepe, Ankara Kalesi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Saman Pazarı, Hacı Bayram, Roma Hamamı, Hergelen Meydanı, Suluhan ve Çevresi, Ulucanlar’ı (Ulucanlar parkında yer alan Cenabi Ahmet Paşa Camii Mimar Sinan’ın Ankara’da bulunan tek eseridir) içine alan bu kültür turizm aksında tarihi öneme sahip yapılar restore edilip işlev kazandırılacak. Proje, bölge esnafına önemli boyutta yaya trafiği oluşturacak ve dükkanların, kafelerin canlanmasını ve yeni iş yerlerinin açılmasını sağlayacak.

Yenişehir – Kızılay – Saracoğlu – Anıtkabir Turizm Aksı


İlk kurulduğu yıllarda Saraçoğlu Mahallesi, Maltepe Parkı ve Gençlik Caddesi üzerinden Anıtkabir’e bağlanacak şekilde planlanmış fakat günümüzdeki imar değişiklikleri ile bu yaya aksı kesintilere uğramıştır. Projemiz ile aynı aks yeniden oluşturulacak ve hayata geçirilecek. Böylece, Saraçoğlu Kültür Bahçeleri ile Saraçoğlu Mahallesi’nden Anıtkabir’e kadar yaya ulaşımı sağlanacak.
Cumhuriyet tarihimizin ilk meydanlarından olan, şehir belleğinde önemli yere sahip Ulus bölgesinin eski güzelliğine kavuşturulması amacıyla trafiğin yer altına alınması, tabelaların kaldırılması, ağaçlandırma ve yürüyüş yolları yapılması gibi geniş çaplı bir çalışma başlatılacak. Ulus, artık yaya odaklı yapısıyla cıvıl cıvıl kafe ve restoranların, mağazaların bulunduğu, Kale bölgesine yakınlığıyla yerli ve yabancı turist çeken bir meydan haline getirilecek.
İpek Yolu, eski çağlarda Asya ve Avrupa arasında yapılan baharat, ipek, porselen gibi malzemelerin ticaretinin yapıldığı bir rotaydı. Anadolu toprakları, her iki kıtayı birleştiren coğrafi yapısı sayesinde çağlar boyunca İpek Yolu’nun geçtiği en önemli köprü olma rolüne sahip oldu. İpek Yolu, Anadolu’nun pek çok şehrine ulaşıyordu ve bu şehirlerde ekonominin, dış ticaretin ve hatta siyasetin önemli bir etmeni olarak görülüyordu.

Ulaşım şartlarının teknolojiyle değiştiği, küresel ekonominin ve markaların çağının yaşandığı günümüzde ise İpek Yolu artık, kültür ve tarih turizmi meraklıları için popüler bir rota haline geldi. Ülkemizin belli başlı şehirlerinde, İpek Yolu’nun kullanıldığı Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinden kalma han, kervansaray gibi yapılar ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Ankara ise İpek Yolu’nun geçtiği Anadolu’nun kalbi… Sanılanın aksine İpek yolu Ankara’nın şehir merkezinden geçmiyor fakat Başkentimizin tüm antik ticari yolların kesişme noktası olduğu bilgisinden yola çıkarak, doğru turizm hamleleri ile daha fazla insana tanıtılması ve yabancı ülkelerden insanların Ankara merkezli rotalarla ülkemizi gezebilmesi mümkün. Mansur Yavaş döneminde İpek Yolu Projesi’nin hayata geçirilmesiyle, hem Ankara ekonomisine hem de çevre il ve ilçelerin ekonomisine büyük katkı yapılmış olacak.
Ülkemizde çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan birçok kaplıca vardır. Halbuki Ayaş, Beypazarı, Kapukullu, Haymana, Kızılcıhamam termal su çıkan merkezlerimizin sadece birkaçıdır.

Proje kapsamında atılacak ilk adım, Avrupa’da bulunan sigorta şirketleri ile yapılacak turizm anlaşmalarıdır. Zira Avrupa’da, sigorta şirketleri termal turları bir tedavi yöntemi olarak listesine almaktadır ve bu sayede özellikle emeklilik döneminde olan turistler için termal merkezlere gitmek çok daha kolay tercih edilen bir tatil alternatifi haline gelmektedir.

Bu fırsatı kazanca dönüştürürsek, termomineral su banyosu, içme, soluma, çamur banyosu, iklim kürü, fizik tedavi, rehabilitasyon, egzersiz, diyet gibi destek tedavilerini içeren termal turizm, yakın çevredeki tarih, kültür ve doğa turları ile birleştirilerek bölge halkına döviz üzerinden çok büyük gelir sağlama potansiyeline sahiptir.

Jeotermal kaynaklarımızın olduğu bölgelerde dış turizmin geliştirilmesi için bu potansiyelin doğru şekilde tanıtılması, bölgedeki konaklama, yeme içme noktalarının ve ziyaret rotalarının geliştirilmesi gerekiyor. Mansur Yavaş döneminde yapılacak büyük turizm hamlelerinin en önemlileri arasında gösterilen Termal Turizm, sadece Ankaralılara değil, ülke ekonomisine de katkı sağlayacak ve uluslararası markalaşma çalışmalarına yeni bir güç kazandıracaktır.
“3. Yaş Turizmi” olarak da bilinen Geriatri Turizmi, hayatının ikinci baharını yaşayan yaşlı kişilerin hem tatil hem tedavi ihtiyaçları için belirli bir merkezde konaklayarak orada bulunan sağlık hizmetlerinden ve sosyal olanaklardan faydalanmalarını kapsar. Kurulacak geriatri merkezi, yalnızca yurt içinden değil yurt dışından da talep görecek konfora ve olanaklara sahip olacak, bu merkezin sunduğu hizmetler termal turizmin sağlayacağı ek faydalarla da birleştirilecektir.