Yaşanılabilir Başkent Projeleri


  • Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere bütün dünya küresel ısınmayı konuşuyorken ve doğaya verdiğimiz zararı azaltmanın çarelerini ararken, Türkiye’nin başkentinin ana gündeminde böyle bir konunun yer almaması düşünülemez.

    Bunun için, güneş ve rüzgar enerjisinin kullanımı, halkın elektrik şirketlerine olan bağımlılığını azaltan ve aynı anda şehrin hava kalitesini artıran yöntemler olarak öne çıkıyor. Biz de hem çevrecilik açısından hem de ülkemizin döviz kaybını, enerji dışa bağımlılığını ortadan kaldırmak için Ankara’da üstümüze düşeni yapmak istiyoruz.

    Mansur Yavaş’ın başkanlığı döneminde;

    ● Özellikle dar gelirli bölgeler başta olmak üzere binaların çatılarına güneş ve rüzgar enerjisi sistemlerinin kurulması için öncülük edilecek.
    ● Yeni yapılan binalarda ise kendi elektriğini kendi üreten, tüketimi azaltmaya yönelik çalışma yapan projelere destek verilecek. Yeşil dostu binalar olarak kabul edilen(LEED sertifikası olan) yapı ruhsatı indirimi teşviki yapılacak.
    ● Sitelerde belediye imar yönetmeliği değişikliği yapıp, çevre bakanlığından onay alınarak, toplu konut alanlarında, yapı ruhsatı verilirken güneş enerjisi panelleri mecburiyeti getirilecek.
    ● Yine yapı ruhsatı alırken tüm kapalı ve açık otoparklarda elektrikli otomobil şarj istasyonu mecbur tutulacak. 6 yıl elektrik faturası öder gibi güneş enerjisi kurulum taksidi ödedikten sonra, ömür boyu elektrik bedava olarak kullanılabilir hale gelecek.
    ● Park, bahçe, yol aydınlatmalarında da sürdürülebilir enerjiden elde edilen elektrik kullanılacak, belediye giderleri yüzünden halka yansıyan masraf azaltılacak.
    ● Organize sanayi bölgelerine de bu sistemler, belediye desteği ile kurulacak.
    ● Orman, kayalık, baraj çevresi üzeri gibi atıl alanlar bu iş için kullanılmak üzere gerekli kurumlardan izin almak suretiyle enerji toplama istasyonlarına dönüştürülecek.

  • Ankara’nın hemen her yerinde artık bir AVM bulmak mümkün. Bu durum alışveriş olanakları açısından kolaylık sağlasa da tüm şehrin dinlenme ve vakit geçirme ihtiyacını AVM’lerden beklemek şehir düzeni açısından çok fazla soruna yol açıyor. Artık alışveriş yapmayacak olsa bile AVM gezmeye giden, belirli noktalarda özellikle hafta sonları trafik tıkanıklığına ve daha fazla stres birikimine yol açan kalabalıklara Ankara’da yapılacak daha fazla şey sunmak gerekiyor.

    Alınacak önlemlerin başında, insan emeği sömürüsü noktasına getirilen AVM çalışma saatlerinin düzenlenmesi geliyor. Sabah saatlerinden gece geç saatlere kadar ayakta ve çok yorucu şartlarda çalışmak zorunda kalan AVM personelinin durumunu iyileştirmek için, bazı kurallar konması gerekiyor. Mansur Yavaş’ın başkanlığı döneminde atılacak en önemli adımlar olan turizm ve yeşil alan hamlesi ile de Ankara halkına AVM’ler dışında yapılacak çok sayıda yeni ve daha sağlıklı aktivite olanağı kazandıracak. AVM çalışma saatlerinin düzenlenmesi, bugüne kadar büyük darbe alan Ankara esnafına da yeniden dükkanlarının kapısını açma fırsatı sunmuş olacak; sokaklar canlanacak, insanlarımız yürünebilir Ankara’nın açık hava mekanlarında sosyalleşecek ve her yeni haftaya gerçekten dinlenmiş şekilde başlayacak.

    Sağlık olanaklarının düzeltilmesi için yapılacaklar:



    ● Halk sağlığı merkezlerindeki doktorların ve sağlık personelinin, hasta bakma dışı ek iş yükünün azaltılması
    ● Sağlık merkezlerine ulaşımın kolaylaştırılması, daha fazla toplu ulaşım olanağı sağlanması,
    ● Yaşlı, engelli, hasta veya bebekli kişileri sağlık merkezlerine ulaştıracak özel araçların temin edilmesi.
    ● Akıllı baston ve gözlük projesi.

  • Hava kirliliği tehlikeli boyutlara ulaşan Ankara’da nefes almak her geçen gün zorlaşıyor, ölümcül hastalıklar ve özellikle çocuklarımızda görülen lösemi vakaları artıyor… Diğer yandan, yeşil alanların az oluşu stres seviyelerimizi artırıyor, bizi daha tahammülsüz ve gergin yapıyor. Bu depresif ruh halimiz iş hayatındaki verimimizi düşürüyor, aile içi çatışmalara yol açıyor.

    Artık, şehrimizi yaşanılabilir kılmak için acil fakat bir o kadar da kalıcı bir çözüme ihtiyaç var. Yapılan araştırmalara göre, yeşil alanlar hastalıkların %60’ını önlüyor. Yani yeşil alanlarda zaman geçirmek sadece psikolojimize değil, sağlığımıza da iyi geliyor. Mansur Yavaş döneminde, daha sağlıklı bir şehir yaşamı için daha fazla yeşil alan oluşturulması ve bu alanların halkın yaşadığı noktaların içerisine dahil olacak şekilde tasarlanması planlanıyor. Ek olarak, 1 metreküp betonun 1 metreküp suyu sünger gibi tuttuğu ve plastiğin hem doğaya hem insan sağlığına tehdit oluşturduğu gerçeğinden yola çıkarak tüm bu yeşil alanlarda yapılacak spor, çocuk oyun alanı, koşu pisti gibi noktalarda beton ve plastik yerine doğal, sağlıklı malzemeler seçilecek.

    Yeşil Alan Projeleri:


    ● Yeşil Kuşak Projesi

    Halka 50 milyon metrekare doğal alan kazandırmayı hedefleyen Yeşil Kuşak Projesi, tüm Ankara’yı çepeçevre saracak dev bir yeşil alandan oluşuyor. Bu yeşil alan, sıradan bir peyzaj çalışması değil; kendi içinde doğal yaşamı da mümkün kılacak büyük bir ekosistemin kurulmasını hedefliyor. Bu proje ile şehrin, kaybolan ekolojik dengesine yeniden kavuşması mümkün olacak ve elbette, şehrin hava kalitesi önemli ölçüde artacak.

    ● Ata Park

    Ata Park Projesi, Yeşil Kuşak Projesi’ni de içine alan ve Gençlik Parkı ile birleşerek şehir içine doğayı taşımayı amaçlayan büyük bir park projesi. Böylesine büyük bir park, halka tüm şehrin ilgi odağı olacak bir dinlenme alanı kazandırmanın ötesinde turizm potansiyeli anlamına da geliyor. 2014’te 11 milyon metrekare olarak açıkladığımız alanı artırarak 25 milyon metrekareye çıkarıyoruz. Bu proje içerisinde, çocuk ve gençler için de doğada öğrenmeyi teşvik eden özel eğitim alanları planlıyoruz.

    ● AVM Odaklı Değil, Yaşam Odaklı Bir Şehir

    Ankara’nın hemen her yerinde artık bir AVM bulmak mümkün. Bu durum alışveriş olanakları açısından kolaylık sağlasa da tüm şehrin dinlenme ve vakit geçirme ihtiyacını AVM’lerden beklemek şehir düzeni açısından çok fazla soruna yol açıyor. Artık alışveriş yapmayacak olsa bile AVM gezmeye giden, belirli noktalarda özellikle haftasonları trafik tıkanıklığına ve daha fazla stres birikimine yol açan kalabalıklara Ankara’da yapılacak daha fazla şey sunmak gerekiyor.

    Alınacak önlemlerin başında, insan emeği sömürüsü noktasına getirilen AVM çalışma saatlerinin düzenlenmesi geliyor. Sabah saatlerinden gece geç saatlere kadar ayakta ve çok yorucu şartlarda çalışmak zorunda kalan AVM personelinin durumunu iyileştirmek için, bazı kurallar konması gerekiyor. Mansur Yavaş’ın başkanlığı döneminde atılacak en önemli adımlar olan turizm ve yeşil alan hamlesi ile de Ankara halkına AVM’ler dışında yapılacak çok sayıda yeni ve daha sağlıklı aktivite olanağı kazandıracak. AVM çalışma saatlerinin düzenlenmesi, bugüne kadar büyük darbe alan Ankara esnafına da yeniden dükkanlarının kapısını açma fırsatı sunmuş olacak; sokaklar canlanacak, insanlarımız yürünebilir Ankara’nın açık hava mekanlarında sosyalleşecek ve her yeni haftaya gerçekten dinlenmiş şekilde başlayacak.

    ● Yeni yeşil alanlar

    Ankara’da yeşil alan denince ilk akla gelen belli başlı piknik noktaları ve şehir merkezinde bulunan parklar var. Yaşadığımız semte göre Seğmenler, Kuğulupark, Mavigöl, İncek, Alacaatlı, Gölbaşı, Gençlik Parkı gibi birkaç yeşil alan seçeneğimiz var. Fakat bu yeşil alanlarda özellikle haftasonları ve güzel havalarda yaşanan trafik yoğunluğu dikkate alınacak olursa, artan nüfusa karşılık yeterli yeşil alan olmadığı kolayca anlaşılır.

    Mansur Yavaş döneminde artık yeşil alanlarımızda yaşanan bu yığılmalar ortadan kalkacak. Zira mevcut ağaçlandırma bütçesinin sadece %10’u kullanarak yeni yeşil alanlar oluşturulacak. Ankara halkı, şehrin hangi semtinde yaşıyor olursa olsun kendisine yakın bir yeşil alana sahip olacak. Bu alanlarda, kamp yerleri, doğa yürüyüşü güzergahları ve doğa sporlarına uygun noktalar oluşturulacak. Ömrünü tüketmiş olan barajları kullanımı açarak, su sporları ve rekreasyon alanları oluşturmak.

    ● Doğal Yaşam Parkı

    Ankara’da bir zamanlar, hemen herkesin çocukluk anılarında yer etmiş bir hayvanat bahçesi vardı… Bu hayvanat bahçesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla hazırlıklarının yapılıp, ancak 29 Ekim 1940 yılında açılışını gerçekleştirebilmiş bir projeydi. Uzun yıllar halka farklı türden hayvanları tanıtma ve onları koruma amacını taşımış Ankara Hayvanat Bahçesi, Ankara Büyükşehir Belediyesine devredildikten sonra yenilenme olacak denilerek 26 Ağustos 2013 tarihinde kapatılmıştı.

    Mansur Yavaş zamanında ise yine en başta çocuklar olmak üzere halkın farklı canlıları yakından görebileceği, fakat eski tip hayvanat bahçesi konsepti yerine hayvanların özgür yaşamlarının daha öncelikli tutulacağı bir “Doğal Yaşam Parkı” projesinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Bu park içerisinde, üniversitelerle işbirliği yapılarak nesli tükenen canlıların yeniden türetilmesi yönünde bilimsel çalışmaların yapılması sağlanacak. Aynı zamanda, insanlarımız hayvanları kendi ortamlarında gözlemlerken hayvanlara zarar verebilecek demirlerin, dikenlerin, tellerin yerine doğal engellerin bulunduğu parkurlarda dolaşabilecek, onları daha huzurlu ve keyifli bir ortamda tanıyabilecek.

    Şehirler, artık değişen dünya ekolojisine uygun şekilde değişmek zorunda; bu nedenle peyzaj ekolojisi, tüm belediyelerin gündeminde olmalı. Doğal Yaşam Parkı projesiyle, şehrimizin eksik kalan biyoçeşitlilik potansiyeli için ilk ve en büyük adım atılmış olacak.
  • Sokakta yaşayan dostlarımız, bizim yardımımız olmadan hayatta kalamaz ve her gün açlık, susuzluk, soğuk ve sıcak hava gibi pek çok zorlukla yüzyüze gelirler. Onların sorumluluğunu üstlenmemiz, sağlıklarını gözetmemiz bir insanlık görevidir. Yapacağımız çalışmalarda, onları asla unutmayacağız.

    Sokak Hayvanları için Projeler:

    ● Sokaklarda kısırlaştırılmamış hayvan kalmayacak.
    ● Kısırlaştırılan hayvanlar kendi mahallelerine bırakılacak.
    ● İstisnasız tüm hayvanlar çiplenecek.
    ● Besleme bölgelerinde görev alan gönüllülere mama ve su tedarik edilecek
    ● Rehabilitasyon merkezleri ve barınaklar yerine, doğal yaşam alanları oluşturulacak.
    ● Viral hastalıklarla ilgili rehabilitasyon merkezleri yapılacak.
    ● Kanuna aykırı toplama yöntemlerine son verilecek.

    Sokak Hayvanları Ormanı

    Sokak hayvanlarının sağlıklı bi̇r ortamda yaşayabi̇lmeleri̇, bunun yanında günlük kent yaşamında yaşanan başıboş köpek sorununun gi̇deri̇lmesi̇ amacıyla kenti̇n uygun alanlarında sokak hayvanları ormanı oluşturulacak. Kapalı devre si̇stem şekli̇nde i̇şleyecek bu alanlarda sokak hayvanları açık alanda güvenli̇ ve sağlıklı bi̇r şeki̇lde yaşayacaklar.
  • ● Başkentte, Maddi Nedenlerle Eğitimi Aksayan Çocuk Kalmayacak

    Çocuğunu okula maddi nedenlerle gönderemeyen ailelere, belediye tarafından kitap, kırtasiye ve yol yardımı yapılacak. Her mahallede kütüphane ve ücretsiz etüd merkezleri açılacak. Üniversite öğrencileri çocuklara eğitim verecek, biz de o üniversite öğrencilerine maddi destekte bulunacağız. Yardım alan aile öğrencilerinin servis ücretini belediye karşılayacak.


    ● Gelişim Kampüsleri ile Eğitime Kalıcı Çözüm

    Ankara’da 2016-2017 yılları arasında 1.037.108 öğrenci eğitim gördü. Ve bu öğrencilerin okuduğu okullarımız, alınan bir kararla önümüzdeki eğitim-öğretim döneminde tekli eğitime geçiş yapıyor olacak. Tekli eğitim nedeniyle, var olan okul alanlarının zaten çok az olan açık hava alanları da okul binasının içine katılacak. Bu durum, okullarımızı birer beton kutudan ibaret hale getirecek. Bahçesinden cıvıl cıvıl çocuk sesleri gelen okullar tarihe karışacak. Zaten çarpık kentleşme ve artan trafik, güvenlik sorunları nedeniyle sokakta oyun oynama çağı kapanan çocuklarımız, artık neredeyse gökyüzünü hiç görmeden okuldan eve, evden okula gidip geliyor olacak. Şimdi, bir kendi çocukluğunuzu hatırlayın, bir de şimdiki çocukların yaşam tarzını… Böyle bir hapis hayatı yaşamanın, gelecek nesillerimiz üzerinde oluşturacağı psikolojik sorunları ve gelişimsel gerilikleri de ayrıca gözünüzde canlandırmaya çalışın...

    Değişim süreçleri arasına bu konuyu öncelikli şekilde alarak acil çözüm üretmeyi hedefleyen Mansur Yavaş, en değerli varlığımız ve ülkenin geleceği olan çocuklarımızın ihtiyacı olan bu açık alanları onlara sağlayacak dev bir proje ile geliyor.

    Proje, şehrin farklı noktalarında bulunan toplam 50 milyon metrekarelik askeri alanın %10’unun eğitime ayrılarak Gelişim Kampüsleri’ne dönüştürülmesini kapsıyor. Yani toplam 5 milyon metrekarelik bir alanın Milli Eğitime tahsis edilmesi sayesinde tüm şehrin eğitim alanı sorununun kalıcı olarak çözülmesi söz konusu. Ankara’nın Oluşturulacak kampüslerde çocukların doğayla ve toprakla temas edebileceği, spor yapabileceği, tarımsal üretimle ilgili eğitimler alabileceği, sanatsal etkinliklere katılabileceği, aynı zamanda robotik kodlama, yapay zeka geliştirme gibi teknoloji ve bilim sınıflarına dahil olabileceği bir ortam sunulacak. Merkezler, çocuklarımıza ders dışında farklı bir şeylerle uğraşma, hobi edinme ve dinlenme olanağı sunacak.

    Projelerin ilki, 500.000 metrekarelik Keçiören-Karakaya bölgesinde ilk ve ortaöğretim kampüslerinin tamamlanmasıyla hayata geçirilecek. Bu ilk kampüs, aynı anda 8-10 okulun öğrencilerini ve eğitim kadrosunu içinde barındırıyor olacak. Ardından diğer bölgelerde de benzer çalışmalar yapılarak tüm Ankaralı öğrencilere ulaşılacak.

    ● Özel Okul Konforunda Devlet Okulları

    Özel okullar ve devlet okulları arasındaki kalite farkı her geçen gün artıyor ve maddi durumu uygun olan aileler sadece eğitim olanakları nedeniyle değil, hijyen ve acil durumda müdahale avantajı nedeniyle de özel okullara yöneliyor.

    Oysa ki her çocuk birbirinden değerli, her çocuğun sağlığı ayrı ayrı düşünülmeli. Bir belediyenin sorumluluk alanına giren en önemli konu başlığı olan çocuklarımıza, devlet okulları içerisinde de en az özel okullar kadar dikkatli bir sağlık kontrolü sistemi kurulması, onlara da aynı konforlu eğitim olanağının sağlanması şart.

    ● Her Okula Hemşire

    Mansur Yavaş döneminde Ankara’daki 1612 okulun her birine hemşire projesi hayata geçirilecek. Bu şekilde, hem çocuklarımızın düşme, yaralanma, bayılma gibi acil durumlarında ambulansı veya veliyi bekleme sırasında yapılabilecek yanlış müdahalelerin önüne geçilmiş olacak, hem de hemşirelerimize istihdam sağlanmış olacak.

    ● Her Okulda Gıda Kontrolü

    Devlet okulunda okuyan çocuklarımız sağlıksız gıdalarla karşılaşıyor, öğle yemeklerinde fast food ve paketli gıdalara mahkum oluyor. Mansur Yavaş’ın belediye başkanlığı döneminde, okullarda ve okulların çevresinde sağlıksız gıdaya göz açtırılmayacak.

    ● Rutin Göz ve İşitme Kontrolleri

    Yine müzikle ilgilenen müzik aleti çalan öğrencilerin eğitimde başarı performansının ortalama yüzde 30 arttığı biliniyor. Belediye olarak, çocuklarımızın müzik öğrenme ve müzik aleti çalma konusunda ihtiyaçlarının giderilmesi için imkan sağlayacağız.

    ● Büyükşehir Belediyesi “Anne Baba Okulu” Projesi

    Bazı aileler tarafından alerji, göz ve işitme kontrolü gibi rutin sağlık kontrolleri atlanabiliyor. Mansur Yavaş döneminde belediyeniz, çocuğunuzun hiçbir sağlık kontrolünü atlamayacak, ağızdan aşılama, yılda 1 göz ve işitme kontrolü ile ona kendi evladı gibi bakıyor olacak.

    ● İngilizce Eğitime Destek

    İngilizce derslerinin daha ilgi çekici ve etkili geçmesi için öğrencilerin yabancı kitaplara ve kaynaklara daha kolay ulaşabiliyor olması gerekiyor; zira eğitimcilerin de tavsiye ettiği bu kitaplar yurt dışından geldiği için oldukça pahalı. Oysa alım gücü ne olursa olsun, hiçbir öğrenci yabancı dil öğreniminden mahrum kalmamalı. Bu sorunu çözmek için Mansur Yavaş döneminde, öğrencilere yabancı dil kitap ve kurs desteği verilecek.

    ● Müzik Eğitimleri

    Bazı aileler tarafından alerji, göz ve işitme kontrolü gibi rutin sağlık kontrolleri atlanabiliyor. Mansur Yavaş döneminde belediyeniz, çocuğunuzun hiçbir sağlık kontrolünü atlamayacak, ağızdan aşılama, yılda 1 göz ve işitme kontrolü ile ona kendi evladı gibi bakıyor olacak.

    ● Belediye Konservatuarları

    Sanata ve kültüre olan desteğin belediye tarafından kesintisiz yapılması, şehrimizin gelişimi açısından büyük önem arz ediyor. Bunun en başında, sanat eğitimi veren kurumlarımızın sayısının artırılması geliyor. Başkentimize ilk belediye konservatuarı, Mamak’ta açılmış fakat daha sonra faaliyete kapatılmış. Mansur Yavaş döneminde, bu kurumların yeniden hayata geçirilmesi planlanıyor.

    ● Usta-Çırak Projesi

    Çeşitli stk ve odalarla ortak usta- çırak ilişkisi ile eleman eksiği bulunan alanlarda faaliyet gösterecek ve ara elemanyetiştirecek “zanaat okulu”nu hayata geçireceğiz. Örneğin berber, tamirci, tesisatçı vs yetişmiyorsa, zanaat okulunda bunların eğitimleri veriliyor olacak.


  • Ankara’da yaşlılarımız, gerek çarpık kentleşmenin, betonlaşmanın etkisi gerekse sosyal alan yetersizlikleri nedeniyle maalesef evlere hapsoluyor. Onların hak ettiği saygıyı görmesi, sağlıklı ve keyifli ortamlarda vakit geçirip sosyalleşmesi için projelerimiz olacak.

    ● Kullanılmayan, yarım kalan konut inşaatları maliyetine satın alınarak, bu binalar 1+1 evlerin bulunduğu, alt katında ve bahçelerinde ortak sosyalleşme, yemek yeme ve etkinlik alanlarının yer aldığı, çamaşır-ütü, oda temizliği hizmetlerinin verildiği yapılara dönüştürülecek.
    ● Mahallelerde ücretsiz sosyal etkinlikler düzenlenecek konaklar kuracağız. Bu konaklarda yaşlılarımız, çeşitli sıcak soğuk ikramlar eşliğinde kendi akranlarıyla sohbet edebilecek, kaynaşabilecek ve eve hapsolmaktan kurtulacaklar. Bu konaklarda da çamaşır, ütü ve kuru temizleme hizmetleri ücretsiz olarak verilecek.
    ● Dede, nine ve torunları bir araya getiren özel etkinlikler hazırlayacağız.
    ● Yaşlı bakım merkezi ile tüm Ankara’ya hizmet götüreceğiz.
    ● Kimsesiz yaşlılarımızı tespit edip, günlük yiyeceklerinin ulaşımını, temizliklerini ve doktor kontrollerini sağlayacağız.
    ● Yaşlılara gezmeleri için servis sağlayacağız; böylece büyüklerimiz evlere hapsolmak yerine Ankara’nın en güzel yerlerine akranlarıyla birlikte giderek sosyalleşecek ve emekliliğin tadını çıkarabilecek.
  • Ankara’da yaşlılarımız, gerek çarpık kentleşmenin, betonlaşmanın etkisi gerekse sosyal alan yetersizlikleri nedeniyle maalesef evlere hapsoluyor. Onların hak ettiği saygıyı görmesi, sağlıklı ve keyifli ortamlarda vakit geçirip sosyalleşmesi için projelerimiz olacak.

    ● Kullanılmayan, yarım kalan konut inşaatları maliyetine satın alınarak, bu binalar 1+1 evlerin bulunduğu, alt katında ve bahçelerinde ortak sosyalleşme, yemek yeme ve etkinlik alanlarının yer aldığı, çamaşır-ütü, oda temizliği hizmetlerinin verildiği yapılara dönüştürülecek.
    ● Mahallelerde ücretsiz sosyal etkinlikler düzenlenecek konaklar kuracağız. Bu konaklarda yaşlılarımız, çeşitli sıcak soğuk ikramlar eşliğinde kendi akranlarıyla sohbet edebilecek, kaynaşabilecek ve eve hapsolmaktan kurtulacaklar. Bu konaklarda da çamaşır, ütü ve kuru temizleme hizmetleri ücretsiz olarak verilecek.
    ● Dede, nine ve torunları bir araya getiren özel etkinlikler hazırlayacağız.
    ● Yaşlı bakım merkezi ile tüm Ankara’ya hizmet götüreceğiz.
    ● Kimsesiz yaşlılarımızı tespit edip, günlük yiyeceklerinin ulaşımını, temizliklerini ve doktor kontrollerini sağlayacağız.
    ● Yaşlılara gezmeleri için servis sağlayacağız; böylece büyüklerimiz evlere hapsolmak yerine Ankara’nın en güzel yerlerine akranlarıyla birlikte giderek sosyalleşecek ve emekliliğin tadını çıkarabilecek.